Fatiha ikiye ayırılır.
Önce övgü gelir,
Hamd edilen,
Merhametli olana.
Sonra Teslimiyet ile köprü kurar
Din gününün sahibi olana.
Sonunda dua başlar,
Doğru yolda olalım,
Nimet verdiklerinin yolu olsun,
Gazaba uğramış,
Ya da yoldan sapmışların ki değil der.
Modern zamanlarda,
Yerleri halı, alttan ısıtmalı camilerde
Korunaklı evlerde, güvenli caddelerde
Defalarca tekrarlanan dua.
Fatiha,
Kaygan bir çöl kumundan,
Sağlam bir taş döşemeye geçişin
İnşası için bir anahtardır.
Kuran’ın açılışı,
Kurtuluş vaadi değil,
El-Fettah olanın açtığı,
Okuyanın Fethedildiği,
Kilit açan Miftahın verildiği,
Ve hayatı açanın Fatih olacağı,
Bir yetki devridir.
Bu yetki ile verilen,
Yer yüzünde,
“Hak edilen hayatı”
Kurma görevidir.
Zeminde Sırat vardır.
Street ile aynı kökten, akrabadır.
Çölün yumuşak kumu değil,
Taş döşeli sağlam yoldur.
Şeriat gibi, suya götüren,
Hayati bir yol değil;
Tarikat gibi, tecrübelerin biriktiği
Pratik bir patika değildir.
Tüm toplumu taşıyan,
Tüm toplumun emeği ile döşenen,
Üstünde medeniyetin yükseldiği zemindir.
Müstakim, Kıyam’dan gelir.
Eğilenin değil, dik duranın vasfıdır.
Hayvan eğiktir, eğilir,
İnsan, kıyam eder, dikleşir.
Topluluk,
Kıyam ettiğinde, kavim olur,
Yükselen topluluk ise,
Müstakim olur.
Duadaki hediye, hidayettir.
Hidayet bir paket mutluluk değil,
Adım adım ilerlenen bir yoldur.
El-Hadi bu yolu gösterendir
Mehdi, bu yolu bilendir.
İhtida, o yola girmektir.
Dua ben, benim için değil,
Hepimiz için söyler,
İhdina
Es-Sırat
El-Müstakiym
Kıyam edip ayaklanma
Taş üstüne taş koyma
Güzel işlerler yaparak
Sağlam zemin oluşturma
Ve onun üstünde
Yükselme vaktidir